Bleed From Within benzerleri neler vardır acaba diye merak ederken GPT ile sohbetlerim beni Sylosis'e doğru yönlendirmişti. Önce grubun Spotify'daki Popular bölümünden albüm dağılımına baktım, parçaların albümlere göre dağılımı oldukça dengeli geldi bana. En çok beğendiğim albüm kapağından başladım döndürmeye: Cycle of Suffering.
Gerçekten BFW benzeri gibi başladı ilk parça "Empty Prophets".
Sylosis — Empty Prophets
İlk parça biterken tek kulaklığı çalışan EarPods'umu çıkartıp kulaküstü gaming kulaklığıma geçtim. Tam da şu noktada ekipmanlarımın beni müzik inceleme blogu açma fikrimin ne kadar isabetli olduğunu sorgulamama ittiğini düşünüyorum:)
Ben yıllarca metalcore türüne mesafeli durmuştum, bunlara tu kaka gözüyle bakıyordum. Çünkü her ne kadar hardcore ve alternatif köklerim olsa da ruhum 28 yıldan uzun süredir gothic ve doom metal ile dövülüyordu. 2025 yılındaki Headbangers Festival'inde Bleed From Within'in o muhteşem performansından beri aa metalcore böyle miymiş diye ön yargılarım yıkıldı. Ve bugünün yazı konusuna kadar getirdi beni müzik serüvenim.
Sylosis! Cycle of Suffering albümünün ikinci parçası "I Sever" ile şu anda mest olmaktayım. Bence şu anda başucu albümlerimden birini daha kazandım hayatımda.
Sylosis — I Sever
Günlerdir bu yazıyı erteliyorum açıkçası. Edebiyatım iyi değildir, lisede hep sınıf arkadaşım Öykü yazardı kompozisyonlarımı. Umarım bu ve sonraki yazılarımda kendimi istediğim kadar ifade edebilirim. Erteliyordum diyordum, bir müzik inceleme blogu yazma fikri 665. kez tekrar aklıma geldiğinde bu sefer ilk kez somut bir şey yaptım. GPT ile konuştum. Ekşi'de müzik kanalında yazdığım yazılarımı verdim ona, abi nedir durumumuz, hasta yaşayacak mı dedim. O da gaza getirdi biraz açıkçası. Sövecekseniz gelin topluca OpenAI'a sövmeye gidek.
Yaklaşık 7 gün önce bu fikrimin tekrar ortaya çıkmasından sonra, başladım blogun yazılım altyapısını planlamaya, isim düşünmek, siteyi tasarlayıp ayağa kaldırmak, bir yazar/yönetici paneli hazırlamak falan derken kendimi oyaladığımı fark ettim yine. Evet altyapısını çok güzel yapıyordum ama bu sefer kaçmayacaktı. Kıracaktım bu konfor alanımı. Son 48 saatim ise ne yazsam, ne incelesem diye düşünüyordum. Sonunda ilk canımın istediği şeyi dinleyim ve onu yorumlayayım dedim. Bu yazı da albüm incelemesinden ziyade blog yazmak isteyen metalci hezeyanına dönüşsün istemiyorum daha fazla, bunlara daha sonra değiniriz.
Albüme geri dönersek, 5. parçası "Calcified"ı geride bıraktığımda üzüldüm. Böyle bir parçanın bitmiş olduğundan dolayı üzüldüm. Albüm gerçekten iyi gidiyor. İçinde groove var, BFW'den daha takip edilebilir melodilere sahip gitarlar var. Solo var. Melodilere kapılıp işinize gücünüze odaklanıyorsunuz albümü dinlerken. Genelinde sıkmayan riffler, sürekli değişiyor. "Bakın ne kadar da çok riffimiz var görün" tarzındaki bir melodi değişiminden bahsetmiyorum ama gayet dinlenebilir gitarları var.
Sylosis — Calcified
Parçaların girişleri çok iyi albümde. Mesela 7. parça "Idle Hands" gayet etkileyici açılıyor. Kendini dinletiyor. Bitişi de yavaş yavaş fade out oluyor. Son zamanlarda duymadığım bir şekilde. Bu şarkı beni kazandı. Daha doğrusu ben kazanmış oldum.
Sylosis — Idle Hands
Grup İngiltereli, 2000 yılında gitarist ve vokalist olan Josh Middleton tarafından 15 yaşındayken kuruluyor ki kendisi kısa bir süre BFW'de live olarak da boy göstermiş (iyi ki bir metalcore grubu biliyorum ya). Arada Metal Archives açıp bilgilere bakıyorum. Albümü bu kadar beğenmem de boşa değilmiş, Last.fm ve Metal Archives'daki bilgilere göre grubun en çok beğenilen albümlerinden biriymiş.
Grubu sadece metalcore eksenine indirgemek de doğru değil. Melodic death metal esintileri de var bolca. Özellikle 10. ve 11. parçalar olan "Devils in Their Eyes" ile "Disintegrate"de de bolca mevcut.
Sylosis — Devils in Their Eyes
Sylosis — Disintegrate
Albümün son parçası "Abandon", bu vurucu, sarsıcı ve güçlü albümün adeta bir gurur nişanesi gibi, duygu yoğunluklu, clean vokalin baskın olduğu bir parça. Ayrıca parça yalnız bende karşılık bulmamış olacak ki Spotify’da bu albümdeki parçaların dinlenme sayılarına baktığımda, milyon altındaki parçalar arasında en çok dinlenenin "Abandon" olduğunu gördüm.
Sylosis — Abandon
Albümün sonuna geldiğimde artık ilk yazımın da sonlarına geliyorum sanırım. Umarım güzel bir paylaşım olmuştur umuduyla "Disintegrate" ortalarındaki breakdown hepimize gelsin diyorum.
